Selçuk'a gelen herkesin şehir merkezinde ilk fark ettiği yapılardan biri, tren istasyonu çevresinde sıralanan Bizans su kemerleri. Tepelerindeki büyük leylek yuvalarıyla Selçuk'un simgesi haline gelen kemer ayakları, şehrin gündelik hayatının tam ortasında duran açık hava tarihi eserler.

Tarihçe

Selçuk Belediyesi'nin aktardığına göre su kemerleri, Belevi ile Selçuk arasındaki Pranga mevkisinin doğusundaki kaynaklardan gelen içme suyunu, Ayasuluk Tepesi'ndeki Bizans dönemi yerleşimine ve Orta Çağ'ın önemli hac merkezlerinden St. Jean Kilisesi'ne ulaştırmak için yapıldı. Hat, St. Jean Kilisesi'nin doğusundan başlayıp Şirince Boğazı'nda devam ediyor ve kuzeye yöneliyor. Suyun Ayasuluk Tepesi'ne ulaştığı noktada, Takip Kapısı'nın doğusunda, son yıllarda kazılıp restore edilen büyük bir su deposu bulunuyor. Su kemerleri, Ayasuluk Tepesi'nin Bizans döneminde kentin yeni merkezi haline gelmesiyle birlikte artan su ihtiyacının bir yansıması olarak görülüyor. Hattın bir bölümü bugün şehir dokusunun içinde kaybolmuş olsa da istasyon çevresindeki ayaklar, yapının ölçeğini gözler önüne sermeye yetiyor.

Neler görülür?

Tren istasyonu çevresinde yaklaşık 15 metre yüksekliğe kadar sağlam kalabilen kemer ayakları, dikkatli bakanlar için küçük bir müze gibi. Ayaklarda Efes'ten ve Artemision'dan (Artemis Tapınağı) getirilmiş devşirme mermer bloklar kullanıldı. Bu bloklar arasında Arkaik döneme ait İon sütun başlıkları, yivli sütun parçaları ve 2. yüzyılın ortalarına tarihlenen kompozit sütun başlıkları seçilebiliyor.

Leylekler

Su kemerlerini bugün asıl ünlü kılan, üzerlerindeki leylek yuvaları. Leylekler Selçuk'un sembolü olarak kabul ediliyor. Selçuk Belediyesi, 2016'da sözleşmesi imzalanan ve on kemer ayağını kapsayan restorasyonda, çalışmaları leyleklerin göç dönemi bittikten sonra yürüterek yuvaları korudu. İlkbahar ve yaz aylarında yuvalarda leylekleri görmek mümkün.

Nasıl gidilir ve ziyaret ipuçları

Su kemerleri Selçuk şehir merkezinde, tren istasyonunun hemen yakınında bulunuyor; merkezdeki pek çok noktadan yürüyerek ulaşılabiliyor. Açık alanda yer aldıkları için giriş ücreti ya da ziyaret saati yok. Yuvaları rahatsız etmemek için kemer ayaklarına tırmanmayın ve kalıntılara zarar vermeyin. İstasyon çevresinden başlayıp kemer hattını takip ederek Ayasuluk Tepesi yönüne yürümek, St. Jean Bazilikası ve İsa Bey Camii ziyaretiyle birleştirilebilecek keyifli bir şehir yürüyüşü sunuyor. Fotoğraf için gün batımına yakın saatler güzel bir ışık veriyor. Su kemerleri, Selçuk'ta antik dönemin kalıntılarıyla modern şehrin iç içe yaşadığı noktaların en belirgin örneklerinden biri. Kemerlerin hemen yanından geçen yollar, kafeler ve istasyon meydanı, tarihi yapıyı gündelik hayatın doğal bir parçası haline getiriyor. Kemer ayaklarındaki devşirme sütun başlıklarını aramak, özellikle çocuklarla gezenler için küçük bir keşif oyununa dönüşebilir.